Konuk Yazardan "Çatı Kuşu"

Kalemini çok beğendiğim, severek okuduğum bir dostumun yazısını paylaşmak istedim bugün sizlerle. Umarım siz de beğenerek okursunuz. Umarım hayatlarınıza bir nebze olsun dokunabilir. 
Diğer yazılarına http://merveyazarsa.blogcu.com adresinden ulaşabilirsiniz.
--------------------------------------******--------------------------------------

Bir insan kendini, kendine dahi nasıl açıklar?
Merak ediyorum "ben buyum!" netliğini nerede buluyorlar.Ya insanlar kendini kandırma sanatını en iyi şekilde yapıyor ya da ben daha yolun başındayım.
Başında olduğum bir yol, evet. Fakat bu yol "benlik" yol mu ondan emin değilim. Kendimi bildiğimi sanıyorum, bazen "sandığım" hissi çoğalıyor da diyebilirim. Şartlar, koşullar, mecburiyetler ve bizim değiştiremediğimiz unsurlar...
İnsan kabuğundan ayrılırken iki şey arasında kalıyor. Olması gereken ve olağan. Benim çıktığım yol da bu seçeneklerle bağlantılı hale geliyor birden. "Olması gereken" aslında topluma göre belirlenmiş doğruluğu ve yanlışlığı değişebilen bir kaç kural. Gelenek görenekten de öte, kurallar. Çoğunluğun yaptığını sanki sen de zorunlulukla yapmalısın gibi. "Komşunun kızı takdir almış, sen de al!" zihniyetiyle büyüdü çoğumuz.
Benim çocuğum neden başarısız dememek için kendimize, çocuğumuza bir tür baskı yaptık.Bu baskılar döneme göre değişti. "Onlar  böyle yaptı, sen de yap." "O evlendi, sen de evlen."
Bu devran hep mi böyleydi hep mi böyle gidecek bilmiyorum. Tek bildiğim, insanın "olağan" ile mutlu olabilmesi. Her zaman bir yanımızda birilerinin istediğini yapmama tedirginliği başarısızlığın, mutsuzluğun en baş yapıtları. Bırakın kuşlar uçmasın. "O kuş uçmalı!" "O niye uçmuyor?" "Acaba sakat mı?" 


Belki de o kuş uçtuğunda bir başka sistemin yemeği olmaktan korkuyordur. 
Belki de o kuş kardeşlerine, sevdiklerine fedakarlık yapıyordur. 
Belki de o kuş uçmayan kuştur. 
Bırakın kuşlarınız kanatlarını istediği yere savurabilsin.
Bırakın kuşlar uçmayarak da özgür olabilsin.


Japollyanna/Merve AY


Yorumlar